Peygamberimiz (s.a.v)’in 1435. doğum yıldönümü geçtiğimiz günlerde Viyana’da çeşitli etkinliklerle kutlandı. ‘Kutlu Doğum Haftası ‘ aslında peygamberimizin doğumuna atfen yapılan etkinliklerin geneli için bundan 15 yıl önce Türk Diyanet Işleri tarafından konulmuş bir isimdi. Ama zaman içerisinde bu etkinlikler o kadar benimsendi ki, artık her yıl müslümanlar arasında bir bayram havasında kutlanmakta
Bu yılki kutlamaların Viyana ayağında en ihtişamlı olanı ise şüphesiz Burggasse Stadthalle’de 12 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ‘Kutlu Doğum Kültür Şenliği’ idi. Programa ilgi o kadar yoğundu ki, salon kapılarının açılış saati olan 13:00’den daha geç gelen yakaşık 3 bin kişi salonun kapasitesinin dolmuş olması nedeniyle içeri alınamadı.Bugüne kadar Hz. Peygamber’in doğum yıldönümü vesilesi ile bir çok program düzenlenmişti. Ama bu program bir çok açıdan bir ilki temsil ediyordu. Yıllardır birbirinden bağımsız olarak ayrı programlar düzenleyen Türk sivil toplum kuruluşları bu yıl ilk olarak Türkiye’nin Din Hizmetleri Müşavirliği’nin çatısı altında bir araya gelerek ortak bir program düzenlediler.Dolayısıyla da yine ilk olarak bir program böyle yüksek bir katılımcı kitlesine ulaştı. Peki yıllardır bir araya gelemeyen ve bu yüzden de çok eleştirilen türk sivil toplum kuruluşları neden bu yıl birleşmişlerdi? Aslında bu sorunun cevabını kuruluşların başkanlarının sağduyulu ve özverili çalışmalarının yanı sıra Danimarka’da başlayıp neredeyse tüm dünyayı saran karikatür krizinde aramak gerekir. Programın organize eden sivil toplum kuruluşları: Harun Özdemirci başkanlığındaki T.C Din Hizmetleri Müşavirliği, Fatih Demirci başkanlığındaki Avusturya Islam Kültür Merkezleri Birliği, Satılmış Yalçın başkanlığındaki Avusturya Türk Federasyonu, Harun Özdemirci başkanlığındaki ATIB, Muhammed Turhan başkanlığındaki Viyana Islam Federasyonu, Alaiddin Akyıldız başkanlığındaki Avusturya Nur Cemaati, Yaşar Anahtar başkanlığındaki Avusturya Nizam-ı Alem Ocakları, Dr. Alettin Arkoç başkanlığındaki Avusturya Türk Akademisyenler Merkezi, Ing. Levent Öztürk başkanlığındaki Bündnis Mosaik, Dr. Fuat Sanaç başkanlığındaki Müslüman Akademisyenler Birliği ve Mag.Kenan Ergün başkanlığındaki Viyana Islam Lisesi Derneği idi. Programa katılan şeref misafirleri: Programa Avusturya’yı temsilen parlemento başkanı Prof.Dr.Andreas Khol ve Avusturya Islam Cemaati (IGGiÖ) başkanı Anas Schakef katılırken, Türkiye’yi Büyükelçi Selim Yenel ve Türkiye Cumhuriyeti Diyanet Işleri Başkan Yardımcısı Dr.Mehmet Görmez temsil etti. Istanbul Süleymaniye Camii Imam Hatibi Ekrem Nabant ve Ankara Kocatepe Camii Imam Hatibi Ismail Copar programı Kur’an Rezitasyonları, ezanlar ve mevlid ile süslediler. Prof.Dr Ihsan Süreyya Sırma, Dr. Mehmet Görmez ve Dr. Ismail Yakıt Hz. Peygamber’i anlattılar. Prof. Ahmet Hatipoğlu Şefliğindeki TRT Türk Musikisi Korosu söyledikleri ilahilerle konukları coşturdular. Ayrıca, yapılan sinevizyon gösterileri izleyicilere duygusal anlar yaşattı.
Programın ana kısmını oluşturan konuşmalardan alınan önemli notlar ise şöyle; Açılış konuşmasını yapan Harun Özdemirci ‘birlikte rahmet, ayrılıkta azap var’ hadisini hatırlatarak sözlerine şöyle devam etti: ‘O tebliğ ettiği sevgi ve barış mesajları etrafında toplanarak örnek bir toplum oluşturmamızı istiyordu. Peygamberimizin kutlu doğumlarının 1435. yıl dönümünde, bu mesajını rehber edinerek, Avusrurya’da çoğunluğu din ve cami eksenli hizmet sunan 10 sivil toplum kuruluşunun yöneticileri olarak bizler bir araya gelerek ortak bir kutlama programı düzenledik...’ Peygamber sevgisi etrafında oluşan bu coşkulu birlikteliği toplumun bütün kesimlerine yaymak istediklerini belirten Özdemirci Avusturya’daki amaçlarını şöyle dile getirdi; ‘Amacımz bir yandan Avusturya’da yaşanan huzur ve barış ortamının gelişerek sürmesine katkı sağlarken, diğer taraftan da toplumumuzun buradaki geleceği, huzur ve refahı için ortak çaba ve faaliyetler üretmektir.’
Türkiye’ nin Viyana Büyükelçisi Selim Yenel ‘uzlaşmazlıkları çözmenin yolu diyalog ve hoşgörüden geçer’ diyerek Islam’ın bir barış ve hoşgörü dini olduğunu vurguladı, dinimizin imajının haksız yere zedelenmesine ve adının terörle birlikte anılmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
Avusturya parlementosu başkanı Prof. Andreas Kohl ise dinin toplumsal huzur ve dayanışma için ne kadar önemli bir faktör olduğunu anlattı ve müslümanların da diğer dinlerin mensupları gibi dini inançlarını Avusturya’da özgürce yaşayabilmeleri için gereken her türlü çabanın sarf edileceği sözünü verdi. Kohl kendi entegrasyon anlayışını şu sözlerle açıkladı; ‘Biz entegrasyonu, asimilasyon olarak görmüyoruz. Ülkemizdeki Müslümanlar dinlerini gereği gibi yaşamak ve çalışmak hakkına sahiptirler. Müslüman kadınlar istedikleri gibi örtünebilir, başörtüsü ile çalışabilir ve eğitimini sürdürebilir; Buna kimse itiraz edemez.’Kutlu Doğum Kültür Şenliği, geleceğe dair umutlarımızı yeşerten bir çalışma olarak hafızalarımızda silinmez bir yer aldı. Ayrılıkta çektiğimiz azapların ardından bir rahmet muştusu olarak yüreklerimizi şenlendirdi..
|